Her hastada 20’lik dişlerin çekilmesi gerekmeyebilir, ancak ortodonti tedavisine başlamadan önce bu dişlerin mutlaka uzman bir ortodontist tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çünkü bu dişler, tedavinin seyrini ve başarısını doğrudan etkileyebilir. Özellikle gömülü, kısmen çıkmış ya da yanlış konumlanmış yirmi yaş dişleri diğer dişlerde yeniden çapraşıklık oluşmasına, diş eti problemlerine ve ortodontik tedaviyle elde edilen estetik görünümün bozulmasına neden olabilir. Aynı zamanda tedavi sonrası nüks (dişlerin eski haline dönmesi) riskini de artırabilir.
Bu tür olumsuzlukların önüne geçmek için, ortodontistiniz tedavi öncesinde panoramik röntgen gibi görüntüleme yöntemleriyle 20’lik dişlerinizi detaylı bir şekilde inceler. Eğer bu dişlerin çekilmesi gerektiği belirlenirse, işlem genellikle ağız, diş ve çene cerrahları ya da periodontoloji uzmanları tarafından gerçekleştirilir.
Öte yandan, bazı hastalarda 20 yaş dişleri ortodontik tedaviyi doğrudan etkilemez. Bu gibi durumlarda çekim tedavi öncesinde değil, tedavi sonrasında yeniden değerlendirilerek planlanabilir. Özellikle tedavi sonrası dişlerin stabil kalmasını sağlamak ve uzun vadeli başarıyı garantilemek adına çekim önerilebilir.
Sonuç olarak, ortodonti tedavisi öncesi 20’lik diş çekimi, her hastada standart olarak uygulanmaz. Bu karar, kişiye özel bir planlama ile, ortodontistinizin yapacağı klinik muayene ve radyolojik inceleme sonucunda verilir.

20’lik Diş (Yirmilik Diş) Nedir?
20’lik dişler, alt ve üst çenenin en arka kısmında bulunan üçüncü büyük azı dişleridir. Genellikle 17 ila 25 yaşları arasında sürerler ve bu yaş aralığına denk geldikleri için halk arasında “yirmilik diş” olarak bilinirler. Normalde her bireyde, üst ve alt çenede ikişer tane olmak üzere toplam dört adet 20’lik diş bulunur. Ancak bazı kişilerde bu dişler hiç çıkmayabilirken, bazı vakalarda fazladan sayıda 20’lik dişe de rastlanabilir.
Yirmi yaş dişleri çoğunlukla çenede yeterli alan bulamadıkları için gömülü kalabilir veya ağız içinde yanlış bir şekilde sürebilir. Bu durum, dişin komşu dişlere baskı yapmasına ve ağrı, şişlik, enfeksiyon gibi problemlere yol açmasına neden olabilir. Ayrıca çene kemiği, sinir dokuları ve diş diziliminde bozulmalar da görülebilir. Özellikle dişin gömülü ya da kısmen çıkmış olması, halk arasında “20’lik diş ağrısı” olarak bilinen rahatsız edici bir tabloya yol açabilir. Bu tür komplikasyonlar mevcutsa, diş hekimi ya da ortodonti uzmanı tarafından dişin çekilmesi önerilebilir.
Şeffaf Plak Tedavisi Öncesi 20 Yaş Dişleri Çektirilmeli mi?
Şeffaf plak tedavisine başlamadan önce her 20 yaş dişinin mutlaka çekilmesi gerektiğine dair kesin bir kural yoktur. Ancak bazı durumlarda bu dişlerin çekimi, tedavinin sağlıklı ilerlemesi ve uzun vadede kalıcılığının korunması açısından gerekli olabilir. Özellikle gömülü durumda olan, sürme ihtimali olmayan ve komşu dişlerin köklerine baskı yaparak zarar verebilecek 20 yaş dişleri genellikle çekilmelidir. Ayrıca bu dişlerin kist, apse veya iltihap gibi ciddi komplikasyonlara yol açma riski de göz önünde bulundurulmalıdır.
Bazı vakalarda ise 20 yaş dişlerinin çekimi, ortodontik tedavi planlamasında yer kazanmak amacıyla tercih edilir. Özellikle üst çenede çapraşıklığın giderilmesi ya da ön dişlerin geriye alınması gerektiği durumlarda, uygun koşullar varsa 1. küçük azı dişi yerine 20 yaş dişi çekilerek hem sağlıklı diş kaybı önlenir hem de tedavi süreci daha verimli ilerler.
Invisalign şeffaf plak tedavisi tamamlandıktan sonra da 20 yaş dişlerinin durumu tekrar değerlendirilmelidir. Çünkü dişlerde doğal olarak öne doğru bir hareket eğilimi (mesializasyon) vardır. Bu süreçte sürmeye başlayan bir 20 yaş dişi, diş diziliminin bozulmasına ve yeniden çapraşıklık oluşmasına yol açabilir. Bu riski önlemek için tedavi sonrasında koruyucu amaçla çekim önerilebilir.
Ancak bazı özel durumlarda, özellikle diastema (dişler arası boşluk) tedavilerinde, sürmüş 20 yaş dişlerinin ağızda kalması tercih edilebilir. Bu dişler, kapanışı destekleyerek boşlukların yeniden açılmasını engelleyebilir. Bu nedenle 20 yaş dişlerinin çekilip çekilmeyeceği kararı her hastaya özel olarak, uzman değerlendirmesi sonucunda verilmelidir.

Ortodonti Tedavisinde 20’lik Diş Çekilmezse Ne Olur?
Ortodontik tedavi öncesinde gömülü ya da yanlış konumlanmış bir 20 yaş dişinin çekilmemesi, hem tedavi sürecini hem de tedavi sonrasındaki diş dizilimini olumsuz etkileyebilir. Özellikle çene yapısında yeterli yer bulunmayan bireylerde, bu dişlerin tedavi öncesi değerlendirilmemesi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Çekilmeyen 20’lik dişlerin neden olabileceği başlıca sorunlar şunlardır:
- Diş Çürüğü ve Ağız Hijyeni Sorunları: 20’lik dişler, çenenin en arka kısmında bulundukları için fırçalanmaları ve temizlenmeleri oldukça zordur. Bu bölgelerde biriken plak, zamanla çürüğe neden olabilir. İleri düzeyde çürükler ise ağrı, enfeksiyon ve dişte kalıcı hasar oluşturabilir.
- Diş Eti Enfeksiyonu (Perikoronitis): Yarı çıkmış veya gömülü kalan 20’lik dişlerin çevresindeki diş etinde enfeksiyon gelişebilir. Bu durum genellikle şişlik, kızarıklık, hassasiyet, kötü ağız kokusu ve çiğneme sırasında ağrı ile kendini gösterir. Tedavi edilmezse apse oluşabilir ve enfeksiyon yayılabilir.
- Diş Sıkışması ve Çapraşıklık: Yeterli yer olmayan çenelerde, 20 yaş dişi çıkarken komşu dişlere baskı uygulayarak dişlerin kaymasına, sıkışmasına ve ortodontik tedaviyle elde edilen düzgün dizilimin bozulmasına neden olabilir. Bu durum, tedavi sonrası nüks riskini artırır.
- Kist ve Tümör Oluşumu: Gömülü 20’lik dişlerin çevresinde zamanla kist gelişebilir. Bu kistler büyüyerek çene kemiğine, komşu dişlerin köklerine ve yumuşak dokulara zarar verebilir. Nadir durumlarda tümöral yapılar da oluşabilir. Bu tür oluşumlar genellikle belirti vermeden ilerlediği için geç fark edildiğinde daha kapsamlı cerrahi müdahaleler gerekebilir.
İlginizi Çekebilir: Ortodontik Tedavi ile Hangi Problemler Düzeltilebilir?
20’lik Diş Nasıl Çekilir?
20 yaş dişi çekimi, dişin ağızdaki konumuna ve gömülülük derecesine göre farklı tekniklerle gerçekleştirilir. Her hasta için en uygun yöntem, diş hekiminin klinik muayenesi ve radyolojik değerlendirmesi sonucunda belirlenir. Genel olarak üç farklı çekim yöntemi uygulanır:
- Basit Diş Çekimi: Bu yöntem, 20’lik dişin tamamen sürmüş ve ağız içinde görünür durumda olduğu durumlarda tercih edilir. İşlem öncesi bölge lokal anestezi ile uyuşturulur. Diş hekimi, özel aletler yardımıyla dişi gevşetir ve çene kemiğinden nazikçe çıkarır. Uygulaması en kolay ve hızlı yöntemlerden biridir.
- Cerrahi Diş Çekimi: Eğer 20’lik diş diş etinin altında gömülü kalmışsa, cerrahi çekim gerekebilir. Bu durumda diş hekimi, ilgili bölgedeki diş etini keserek dişe ulaşır. Gerekirse dişi kaplayan kemik dokunun bir kısmı da alınır. Diş çıkarıldıktan sonra bölge temizlenir ve çoğunlukla dikiş atılarak kapatılır.
- Komplike Diş Çekimi (Parçalı Çekim): Bazı durumlarda diş, kök yapısı ya da pozisyonu nedeniyle tek parça halinde çıkarılamaz. Bu gibi vakalarda diş, cerrahi yöntemle küçük parçalara ayrılarak tek tek çıkarılır. İşlem sırasında bölge lokal anesteziyle tamamen uyuşturulur. Cerrah, dişi dikkatlice böler, her parçayı kontrollü şekilde alır ve bölgeyi dikişle kapatır. İyileşme süreci diğer yöntemlere göre biraz daha uzun olabilir, ancak başarı oranı yüksektir.
Tüm çekim türlerinde işlem sonrası ağız bakımı çok önemlidir. İlk 24 saat içinde bölgeye baskı yapmaktan kaçınılmalı, yumuşak gıdalar tüketilmeli ve doktorun önerdiği ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.
20’lik dişlerinizin şeffaf plak tedavinizi nasıl etkileyebileceğini öğrenmek ve size özel en doğru tedavi planlamasını yapmak için uzman ekibimizle iletişime geçin. Hemen formu doldurarak ön görüşme randevunuzu oluşturun. Sağlıklı ve estetik bir gülümseme için ilk adımı birlikte atalım!



